Heyy BEN BURCU YAZDIĞIMI GÖRÜYOSAN BENİ ARA KONUŞALIM BOŞALTİM SENİ :))
NUMARAM: 0035 351 57 32

Eşimle her fantaziyi deniyorduk

Anlatacağım olay, zaman ve kişiler tamamen gerçek olup hiç bir abartma
yoktur.
Sizlere önce eşim ve kendim hakkında bilgi vermek istiyorum.Ben 32
yaşında, 1.80 boyunda, 75 kilo ağırlığında, atletik yapılı, yüksek
lisansını Amerika da yapmış bir makine mühendisiyim. Adım Emre.Eşimin
adı Yeliz. Yeliz ise 28 yaşında, 1.70 boyunda, 90,55,90 ölçülerinde,
beline kadar uzun saçları olan, çıkık kalçalı,oldukça güzel ve bakımlı
bir mimardır. 5 Yıl önce birbirimize deliler gibi aşık olarak evlendik.
Birbirimizi hala aynı şekilde seviyoruz. Evliliğimiz boyunca özellikle
maddi bakımdan çok fazla rahat olduğumuz için hiç bir zaman birbirimizle
de sorun yaşamadık. Kendimize ait, triplex bir yazlığımız, 2 evimiz,
ayrı ayrı arabamız var ve aylık kazancımız 30 bin dolar civarında. Bu
maddi imkanlar problemsiz bir evliliğin ilk şartlarından. Hayatımızı
biraz daha fazla dolu yaşamak için bugüne kadar çocuk yapmadık, 2 sene
kadar daha düşünmüyoruz. Bu güne kadar eşimle cinsel konularda da
sorunumuz olmadı. Her şeyi doya doya yaşadık. İkimizin de küçük
fantezileri oldu, birbirimizle paylaştık ve beraber yaşadık. Zaman geldi
sinemada birbirimizi okşadık, zaman oldu gece yarısı parklarda
seviştik, zaman oldu yatağımıza şişme bir erkek aldık, zaman oldu bu tür
sitelerde ki yazıları beraber okuduk. Birbirimizden hiç bir heyecan ve
isteğimizi gizlemedik. Ama bugüne kadar ne benim elime bir kadın eli, ne
de eşim Yeliz in eline bir erkek eli değmemiştir. İkimizde cinsel
olarak oldukça istekli ve performans sahibiyiz.Gerek sevişirken
yaptığımız konuşmalardan, gerekse internette gezdiğimiz sitelerde ki
resimlere bakmasından, eşimin hoşlandığı 2 erkek tipinin olduğunu
öğrendim. Birincisi 15-16 yaşlarında, toy, vücudunda tüyler yeni çıkmaya
başlamış çocuklar. İkincisi ise iri yarı, parlak genç
zenciler.Sevişmelerimize hep böyle karakterlerin olduğu fanteziler
katmaya, birbirimize bunları anlatmaya başlayalı neredeyse 2 sene
olmuştu.
Eşimle beraber sık sık gittiğimiz kozmetik ürünleri satılan büyük bir
mağaza vardı. Orada çalışan bir kız, gerçekten aklımı başımdan almıştı.
Adı Demet idi. 1.60 boylarında, minyon, en fazla 19 yaşında müthiş güzel
bir kızdı. Zaman zaman bakışıyor ve birbirimize gülümsüyorduk. Eşim bu
yakınlaşmayı fark etmiş, bir kaç kere bana şakayla ” Ne o ufaklıklarımı
kesmeye başladın” diye takılmıştı. Ama Demet, eşiminde inkar edemeyeceği
kadar bebek güzelliği olan bir kızdı. Eşimle bazı
sevişmelerimizde Demeti hayal etmiş ve bunuda eşimden
gizlememiştim.Geçtiğimiz Mart ay ı, eşimin doğum günüydü. Benden değişik
bir hediye istiyor ama ne olduğunu kendide bilmiyordu. Doğum günü
Cumartesine denk geliyordu. Eşime öyle bir doğum günü partisi
hazırlamaya karar verdimki… Kendisine, hiçbir şeye karışmayacağına,
hiç bir şey sormayacağına, hiç bir şeye itiraz etmeyeceğine söz verirse
ona şimdiye kadar aldığı hediyelerin en güzelini vereceğime, ve yaşadığı
günlerin en güzelini yaşatacağına söz verdim. O da aynı şekilde bana
söz verdi. Doğum gününe 5 gün kalmıştı ve ben hazırlıklarıma başladım.
Önce Demet in çalıştığı mağazaya gittim. Yine bakıştık, gülümsedik.
Raflara bakarken yanıma geldi ve yardımcı olabileceğini söyledi. Hangi
konuda dedim gülümseyerek, o da imalı bir şekilde son derece tatlı
gülümsemesiyle hangi konuda isterseniz dedi.
İyi o zaman bu akşam sizi yemeğe davet edeyim, eşim bu akşam n geç
çıkacak. Bana eşlik ederek yardımcı olun dedim. Peki dedi. Peki demesi
bile tahrik ediciydi. Saat 7 de mağazanın önünden onu arabamla alıp,
Etiler de oldukça lüks bir restauranta götürdüm. Havadan sudan
bahsediyorduk. Maddi durumları çok iyi değildi. Aylık maaşı 400
milyondu. Onu öncelikle para ile etkilemeye karar verdim. Zaten jeep im
ve getirdiğim bu lüks yer büyülemişti onu. İçiyor şakalaşıyorduk. iki
samimi arkadaş olmuştuk sanki. Sonunda bütün cesaretimi toplayarak,
kendisinden çok hoşlandığımı, ama eşimi aldatmayı, hele boşanmayı falan
kesinlikle düşünmediğimi, eşimin doğum günü olduğunu, istediğim
şartlarda bize katılırsa hem çok mutlu olacağımı, hemde kendisine hediye
olarak 3 yıllık maaşının toplamını vereceğimi söyledim. Önce şaşırdı
ama 3 yıllık maaş da onun içi yabana atılır bir para değildi. İstediğin
şartlar ne peki diye sordu merakla. Yine bütün cesaretimle, cinsel
olarak tamamen sınırsız bir gece dedim. Kısa bir sessizlik oldu. Önce
gözlerime baktı, sonra başını önüne eğdi. Peki dedi. O an ayağa kalkıp
sevinç çığlıkları atmamak için kendimi zor tuttum. Sürpriz doğum günü
partimin ilk aşaması tamamdı.O gece ayrılırken Cumartesi gecesi,
kendisini alacağımı, Pazar akşamına kadar evine dönmeyecek üzere plan
yapmasını söyledim.Aynı tatlılık ve seksilikle peki dedi.
Ertesi akşam, yani doğum gününe 4 gün kala yine tek başıma Beyoğlundaki
barlardan birine gittim. Etrafta esrarlı sigara ve alkol kokusu vardı.
Herkes çılgınca eğleniyordu. Bara geçip kendime bir içki söyledim ve
etrafı seyretmeye başladım Erkeklerin hemen hepsi zenciydi. Kızların
geneli ise Türktü. Bir zaman sonra hemen hemen bütün kızların tek bir
zenciye kur yaptığını, hep onunla dans etmek istediklerini fark ettim.
Bunu merak edip, barmene sordum. Bu adamın özelliği ne ya, bütün kızlar
bunun peşinde dedim. Barmende imalı bir şekilde gülümseyerek, vardır bir
marifeti dedi. Sanırım ikinci kahramanımı bulmuştum. Kendisine, bir
duble viski yolladım. Bir peçeteye de bir gecede 1000$ kazanmak
istermisin diye yazdım. Notumu okuyunca etrafında ki kızlardan kurtulup
yanıma geldi. Tanıştık. Adı Mike idi. Mike 2 metre boyunda, kaslı,
atletik, dev gibi bir adamdı. 25 yaşındaydı. Ona Demet e söylediklerimi
tekrarladım. Eşime hazırlayacağım doğum gününden bahsettim. Kem küm
etmemden sıkılmamı anlamış olacakki Pat diye karınla beraber olmamı
istiyorsun değilmi dedi. Rahatlamış bir şekilde evet dedim. Böyle
tekliflere alışkın bir şekilde, olur dedi. İstediğin zaman beni ara,
istediğin yere geleyim diyerek cep telefonunu verdi. 15-20 dakika daha
sohbet ettikten sonra ayrılıp evime geldim. Eşim Yeliz bana nerede
olduğumu sorduğunda, hayatının doğum gününü hazırlıyorum sana. Hem
birşey sormamaya söz vermiştin dediğimde kabul ederek sustu.
Ertesi akşam, yani doğum gününe 3 gün kala Beyoğlunda cafe leri geziyor,
etrafı inceliyordum. Birden gözüme gençlerden oluşan bir grup takıldı.
Bir Play Station salonunda oyun oynuyorlardı. Yanlarına gidip bende bir
makinaya oturdum ve ee çocuklar nesine oynuyoruz dedim. Potansiyel bir
enayi bulduklarına inanarak 20 milyonuna dediler. Olur dedim. Oynamaya
başladık. Bilerek yenildim. Ve 4 ünede 20 şer milyon verdim. Verirken,
peki 250 şer dolar kazanmak istermisiniz dedim. Şaşırarak nasıl yani
dediler. Gelin dedim size hem bir kola ısmarlayayım hemde anlatayım
dedim. Sakin bir yere oturup hiç seslerini çıkarmadan beni dinlemelerini
sonra istedikleri herşeyi soracabileceklerini söyledim. Eşime bir doğum
günü partisi hazırladığımı, bunun için onların yaşlarında 8 kişi
gerektiğini anlattım. Ne yapacağız peki dediler. Soğukkanlılıkla,
karımla ilgileneceksiniz dedim. Hepsi çok şaşırdı. Ama 250 şer dolar
şaşkınlıklarını üzerlerinden çabuk atmalarını sağladı. 8 kişiyi
tamamlayabilecekmisiniz dedim. Evet sorun değil dediler. Kendilerinden
telefon numaralarını alıp Cumartesi günü onları almaya geleceğimi
söyledim. Bütün hazırlıklar artık tamamdı. Cuma gününden şehrin 50 Km.
dışındaki yazlığımıza gidip buzdolabını yiyecek ve alkolle doldurdum.
Üst katta ki yatak odamıza çıkıp yatağın yan tarafına 2 li bir koltuk
yerleştirdim. Bu arada size hemen yatak odamızdan bahsedeyim. Yatağın
hizasında, üstünde tavan yoktur, 2 cm. kalınlığında sağlam bir cam
vardır, gökyüzü tamamen gözükür. Yataktayken insan kendini gökyüzünde
yıldızların arasında yatıyor gibi hisseder ve odanın duvarları yerden
tavana kadar aynadır. Yatak ise en pahalı su yatağından seçilmiştir.
Artık bütün hazırlıklar tamamdı. Cumartesi günü gelip çatmıştı.
Öğlenleyin eşimi alıp yemeğe çıkardım. Ve olması gereken konuşmayı
yapmaya başladım. Eşim Yeliz e kendisini çok sevdiğimi, aşık olduğumu,
ona çok güzel ve değişik bir doğum günü planladığımı. Bu geceyi yazlıkta
geçireceğimizi, ama yanlız olmayacağımızı söyledim. Kimler var dedi.
Soru yoktu dedim. Tamam dedi. Kaçta gidecek misafirler dedi. Gitmeyecek
dedim. Nasıl yani dedi. Gitmeyecekler. Bizimle kalacaklar dedim.Sanırım
fantezilerimizde yaşattıklarımızla ilgili bir şeyler dedi. Evet dedim.
Ama istersen iptal edebilirim dedim. Sen nasıl istersen dedi. Madem sen
planladın. Bozmayacağım planını dedi. Dünyalar benim olmuştu. Ve hiç bir
şey sormayacağı, her dediğimi yapacağı sözünü bir kez daha aldım. Yeliz
in yanında Demet e telefon edip iş yerinden erken çıkma imkanın varmı
seni almaya geleyim dedim. Evet gel al dedi. Yelizle beraber arabaya
atlayıp gidip Demet i aldık. Demet arabaya bindiğinde Yeliz şaşırmıştı
ama hiç bir şey söylemedi. Sadece merhabalaştılar. Yazlığa doğru gitmek
üzere asıldım gaza. Yolda uçuyordum sanki. 40-50 kilometre yolu 20
dakikada almıştım. İkisini üst kata çıkardım. Alt katlara inmemelerini,
keyiflerine bakmalarını, 1 saate kadar geri geleceğimi söyledim.
Yazımın bundan sonraki bölümlerini Yeliz ve Demet le beraber yazacağız.
Yeliz : Eşim Emre nin, benim için düzenlediği doğumgünü partisi
gerçekten merak uyandırıcı ve ilginçti. Şimdiye kadar sadece alışveriş
yaptığım bir mağazada birkaç kere selamlaştığım bir kızla beni yanlız
bırakarak gitmişti. Demet gerçekten çok tatlı ve cici bir kızdı. Ne
olursa olsun evsahibi bendim. Sohbete başladık. Kendimize cin tonik
hazırladık beraber ve içmeye başladık. Emrenin planlarını detaylı olarak
o da bilmiyordu. 1 saat dolamadan, motor sesinden Emrenin geldiğini
anladım. Camdan aşağıya baktım. Söz verdiğim gibi alt katlara
inmiyordum. Arabadan kalabalık bir grup iniyordu. Ama içlerinden bir
tanesi dev gibi bir adamdı. En çok dikkatimi o çekmişti.
Emre : 8 kişilik genç takımını ve Mike ı orta kata salona aldım. Ve
genel bir konuşma yaptım. Bu ev bu adres akıllarından silinecekti.
Buradan çıkana kadar istediğinizi yiyebilir, istediğinizi içebilirsiniz.
Ama sadece benim söylediklerimi yapacaksınız dedim. Ve ortaya 1 şişe
viski getirip herkese doldurdum. Birer duble beraber içince biraz
gevşemiş ve rahatlamıştık. 2. şişeyi getirip ortaya bıraktıktan sonra
üst kattaki Yeliz ve Demet i yanımıza çağırdım. Geldiler.Misafirlerle
tanıştılar. Her ikiside Mike ın yanında cüce gibi kalıyorlardı. Alkol
alındıkça, yaş itibariyle gençler Demetle Mike ise karımla
ilgileniyordu. Ortalık iyice rahatlamıştı. Herkes gülüyor eğleniyor,
şakalaşıyordu. Akşam 10 a doğru üst kata çıkıp, Demeti ve Yelizi
çağırdım. Beraber banyoya girdik. Yelize soyunmasını söyledim. Bir an
Demet ten rahatsız oldu. Israr ederek haydi ama dedim. Dediklerimi
yaptı.
Yeliz : Demet in yanında soyunmak hem beni utandırmış, hem de tahrik
etmişti. Anadan doğma ayakta duruyordum. Eşim beni buhar dolabına
oturttu. İçine oturunca insanın tüm vücudunu saran ve her
santimetrekaresinde buhar üfleyen bir dolap bu. 2-3 dakika sonra bütün
gözeneklerimin açıldığını hissediyordum. O kadar rahatlık veriyorduki bu
bana. Emre ve Demet o sırada küveti dolduruyorlardı. Eşim bir ara
dışarı çıktı. 5 dakika kadar sonra elinde bir sürü malzemeyle geri
geldi. Eşim küvetin suyuna bir kova dolusu sütü boşaltıverdi. Daha sonra
içine ikişer üçer avuç nane, kekik, defne yaprağı ve buna benzer şeyler
attı. Eskiden Osmanlı Saraylarında gerdek gecesine hazırlanan cariyeler
gibi hissediyordum kendimi. Demet ise bir yandan benle sohbet ediyor
bir yandan elindeki içkisini yudumluyordu. Daha sonra buhar dolabından
çıktım ve küvetin içine uzandım. Emre, yarım saat bu sudan çıkmak yasak,
birazdan yanınızda olacağım dedi ve diğer misafirlerin yanına gitti.
Harika kokan, çok rahatlatıcı bir karışımdı. Demet şakayla, bak nasıl
kıskandım şimdi dedi. İçkininde verdiği rahatlıkla gel o zaman sende
dedim. İçkinin verdiği rahatlığa rağmen utanarak soyundu ve küvete girip
karşıma geçip arkasına yaslandı. Bacaklarımız birbirine yapışmış,
ayaklarımız birbirimizin bel hizasında yüzümüz birbirimize dönük hem
sohbet ediyor, hem içkimizi içiyor hemde suyun verdiği müthiş
rahatlıktan zaman zaman kısa inlemeler yaşıyorduk. Demet in büyüleyici
bir güzelliği ve diriliği vardı. Biblo gibiydi. Ben bile onu
seyretmekten kendimi alamıyordum.
Emre : Mike ve gençlerin yanına gidip son konuşmamı yaptım. Hepsine
yapmaları ve yapmamaları gerekenleri anlattım ve her birine zarf içinde
söz verdiğim paralarını verdim. Onlar sanki bunu bedava bile yapabilecek
duruma gelmişlerdi. Yiyor içiyor eğleniyorlardı. Daha sonra o katta ki
banyonun yerini göstererek her birinin çok iyi bir duş alıp,
parfümlenmesini ve giyinmeden, çıplak olarak tam bir saat sonra üst kata
gelmelerini söyledim.
Demet : Yeliz tatlı bir kadındı. Emre ise çekici ve yakışıklı.
Zenginliğin tadını çıkarıyorlar, gönüllerince yaşıyorlardı. Çok
kıskanmıştım. Ama içinde bulunduğum durum şu an çok rahattı. Ne olursa
olsun bu geceyi doya doya yaşamaya kararlıydım.Ben bunları düşünürkem
Emre içeri girdi ve haydi artık çıkın dedi. Suyu boşalttık. Bir kez daha
sabunlandık. Çıkıp aynanın önünden beğndiğimiz parfümleri tüm
vücudumuza sıktık. Emre büyülenmiş gibi bizi, ama özellikle de beni
süzüyordu. Beraberce yatak odasına geçtik. Ayrı bir dünya, ayrı bir
saray gibiydi burasıda. Muhteşem döşenmişti. Tavanda ki cam dan dışarıda
soğuk bir hava olduğunu anlıyor ama evin ılık havası bize rahatlık ve
güven veriyordu. Yeliz kendini yatağa attı. Çırılçıplaktı. Ben ve Emre
elimizde içkilerimizle yatağın en fazla 2 metre yanında, yatağı
yanlamasına gören yumuşak geniş koltuğa oturmuştuk. Herkesde heyecan son
noktadaydı ve herkes sarhoş olmuştu. Emre bir ara bana dönerek yüzümü
kendine çevirdi ve dudaklarıma minik bir öpücük kondurdu. İkinci hamle
benden geldi. Ben uzandım dudaklarına. Bir eli sağ göğsüme kaymış,
usulca okşuyor, dudaklarımı emiyordu. Nefes nefeseydim. Yeliz ise bizi
seyrediyordu… Merdivenden gelen seslerden, aşağıdakilerin yanımıza
geldiklerini anladığımızda Emre de odadan çıktı ve onlarla beraber bir
kaç dakika sonra yanımıza geldi. 8 tane 15-16 yaş ortalaması çocuk, bir
tane dev gibi bir zenci, Emre, Yeliz ve ben büyük yatak odasındaydık
şimdi. Herkes çıplak, ellerinde sadece içki bardakları vardı. Ekstradan
Emrenin elinde büyük bir kavanozda bal, zencinin diğer elinde ise
büyükçe bir esrarlı sigara vardı. Mike elinde içkisi ve esrarlı
sigarasıyla yanıma oturdu. Ancak yüzüme bile bakmıyordu. Çok fazla
düzgün bir fiziği vardı. Bacaklarım kalınlığında kolları, kaslı bir
göğsü ve ilk anda göze çarpan büyük bir organı vardı. Gözleri yatakta
yatan Yeliz e odaklanmıştı.
Yeliz : Aynı odada 10 erkek bir kızın önünde çırılçıplak yatakta
yaıyordum. Başım dönüyor, yukarıda ki camdan gökyüzünü seyrediyordum.
Emre elinde bir bal kavanozu ile yanıma yaklaştı ve dikkatlice 30 santim
kadar yüksekten balı ince çizgiler halinde vücuduma dökmeye başladı.
Özellikle göğüs uçlarıma ve bacak arama geldiğinde, soğukluğu ile
irkiliyor uyarılıyordum. Her yerim vıcık vıcık bal olmuştu. Özelliklede
bacak aram. Emre yanımdan doğrulup kalkıp Demet in yanına gitti ve
ellerinden tutup ayağa kaldırdı. O sırada genç çocuklardan biri yavaş
hareketlerle yatağa çıkıp başını bacak arama gömdü ve yavaşça orada ki
balları yalamaya başladı. Yaladıkça nefes alıp vermeleri hızlanıyor,
göğsüm hızla inip kalkıyordu. Bacaksız kadınlığımı yiyor bitiriyordu.
İnlemelerime engel olamıyordum. Dilini kadınlığımdan içeri sokup
daireler çizmeye başladığında daha derin bir inleme dökülüverdi
dudaklarımdan. O anda 2 çocuk daha gelip birer göğsümü paylaştılar. Biri
sağ, biri sol mememi emiyor, balları yalıyor zaman zamanda uçlarını
parmakları arasında eziyorlardı. Bacak aramdaki ise dilini içimden
çıkarmamış yavaş ama genişçe daireler çiziyordu. Zevkten uçuyor hatta
ölüyordum. Bir çocuk daha yatağa tırmandı ve baş tarafımın hizasında
yatağa çömeldi. Erkekliğini dudaklarıma sürtüyordu. Yüzüme bulaşmış olan
ballardan birazı erkekliğine bulaşmıştı. Uzanıp dudaklarımın arasına
aldım. Emzik emer gibi baş tarafını emmeye başladım. Bu hareket için
başımı doğrulttuğumda, Mike ın dikkatlice beni seyrettiğini gördüm.
Heykel gibi oturuyordu. Emre ve Demet ise hemen yanımda ayakta
çırılçıplak birbirlerine sarılmışlar deli gibi öpüşüyorlardı. Ben kendi
zevkime dönüp, ağzımadkini daha bir zevkle ve hırsla emmeye, somurmaya
başladım. Bu arada yatağa 2 çocuk daha gelmiş, en tahrik olduğum
yerlerden biri olan ayaklarımı, parmaklarımı yalıyor, öpüyor
emiyorlardı. Boşta kalan son iki çocuk ise yatağın sağ ve sol iki yanına
oturup ellerimi organlarına götürdüler. Bir yandanda onları sıvazlamaya
başladım. 8 erkek çocuğuyla yataktaydım ve bu afacanlar beni yiyip
bitiriyorlardı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir